19 Eylül 2012 Çarşamba

Sigara İle Mücadele İle İlgili Haber-Destekliyorum

'Türk gibi mücadele etmek'

AA
18 Eylül 2012



'TÜRK GİBİ MÜCADELE ETMEK'

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye'den tütünle mücadelede aldığı başarılı sonuçlara dikkati çekerek, “Türk gibi sigara içmek deyimi, Türk gibi sigarayla mücadele etmek deyimine dönüştü” dedi.



Akdağ, Tütün Kontrolü Ulusal Odak Noktaları Avrupa Bölgesi Toplantısı'nda, Türkiye'nin tütünle mücadele deneyimini anlattı.
Tütünle mücadelenin sadece bugünü değil, yarını da ilgilendirdiğini, Türkiye'nin bu mücadelede büyük mesafe aldığını ve örnek ülke haline geldiğini dile getiren Akdağ, “Sizler için en önemli husus, politik karar vericilerin gerekli adımları atması için cesaretlendirilmesidir” dedi.

Türkiye'nin mücadelesinin de kolay olmadığını, tütün endüstrisinin bunu engelleme çabasına girdiğini ifade eden Akdağ, yasanın idare mahkemesi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne taşındığını, ama yüksek mahkemenin halk sağlığının yanında durduğunu söyledi.

Diğer ülkelerde de buna benzer engellemeler olabileceğine işaret eden Akdağ, ancak hükümetlerin bu konudaki kararlılığının büyük önem taşıdığını vurguladı.

HALK VE MEDYA DESTEĞİ

Türkiye'de tütünle mücadelede halk ve medyanın desteğinin başarıda önemli bir etken olduğunu belirten Akdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türk gibi sigara içmek... Eskiden böyle bir deyim vardı, Türk gibi sigarayla mücadele etmek deyimine dönüştü. Toplumun yüzde 90'ı, sigara içenler dahil bu meselenin, mücadelenin arkasında durdu. En önemli husus buydu. Türkiye dünyada en çok sigara içilen ülkelerden biriydi ve bu mücadeleye başladığımız zaman hiç kimse bu başarıyı beklemiyordu.
Sigara içmek adeta kültürümüzün bir parçasıydı. Sigara içme hakkı, sigara dumanından korunma hakkının önünde geliyordu. Üçte ikilik sessiz çoğunluk sigara içen üçte birlik kesimin kendisine verdiği zarara sessizce katlanmak zorundaydı. Sigara kültürümüze o kadar sirayet etmişti ki bayramlarda ve özel günlerde evimize gelen misafirlere sigara ikram etmek adeta ev sahipliğinin kuralı haline gelmişti.”
Türkiye'nin dünyadaki iyi örnekleri izleyeceğini bildiren Akdağ, düz sigara paketi uygulamasına geçen Avustralya'nın toplantıya katılan temsilcisini tebrik etti.
Sigara fiyatlarının artmasının kaçakçılığı artırdığı iddialarının gerçek dışı olduğunu dile getiren Akdağ, bu konuda yürütülen bir araştırmanın sonuçlarının kısa zamanda açıklanacağını söyledi.

KARARLILIĞINIZI DEVAM ETTİRİN

Katılımcılara sigarayla mücadelede “kararlılıklarını devam ettirmeleri” tavsiyesinde bulunan Akdağ, Türkiye'de sigara kullanma oranlarının her kesimde düştüğünü vurguladı.
Bunun “sevindirici ama yeterli olmadığını” belirten Sağlık Bakanı Akdağ, sigara içilmeyen köylerden birinde bu alışkanlığı olan dışarıdan kişilere kız verilmediğini dile getirdi.
“Bu mücadele gerçekten sağlık ve halk sağlığını koruyucu hizmetler adına yürütülebilecek en önemli mücadelelerden birisidir. Rehavete kapılma lüksümüz de yoktur, bu başarıyı daha ilerilere taşımamız lazım. Çünkü tütün sektörü, sigara firmaları hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmeyecekler, azıcık zayıf tarafımızı bulurlarsa zemin kazanacaklardır” uyarısında bulunan Akdağ, tütünle mücadele programını kararlılıkla yürüteceklerini söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) temsilcisi Maria Cristina Profili de Türkiye'nin sigaraya karşı yürüttüğü mücadele ve elde ettiği başarıdan övgüyle söz ederek, “Türkiye bu konuda benzersiz bir ülke” dedi.
DSÖ Avrupa bölgesindeki 53 ülkeden 42'sinin temsilcisinin yer aldığı toplantıda daha sonra Türkiye'nin tütün kontrolü programıyla ilgili bir rapor sunuldu.

'Eczaneden alınan ilaç, sahte olmaz'-Sahte İlaç İle İlgili Haber

'Eczaneden alınan ilaç, sahte olmaz'


19 Eylül 2012 Çarşamba 09:43





ANKARA - Türk Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay, ilaçların eczanelerden alınması gerektiğini belirterek, "Eczaneden alınan ilacın sahte olması imkansızdır" değerlendirmesinde bulundu.
Kızılay, yaptığı yazılı açıklamada, sahte ilaç haberlerinin halkı tedirgin ettiğini, vatandaşların ilaçlarını eczaneden alması gerektiğini bildirdi.
Kızılay şunları kaydetti:
"Sağlık Bakanlığı kontrolünde yürütülen ve Türkiye'deki bütün eczanelerde uygulanan ilaç takip sistemi ile piyasada sahte ilaç bulunması mümkün değildir. Sistem sayesinde, bir ilacın üretim aşamasından hastaya ulaşıncaya kadarki her aşaması, hangi hastanede kaç adet bulunduğu ve hangi hastaya ne kadar verildiği gibi ilaçla ilgili tüm bilgiler sisteme kaydedilerek veri tabanında saklanır. Bu sebeple eczaneden alınan ilacın sahte olması imkansızdır."
Merdiven altı ilaç üretimine dikkatini çeken Kızılay, vatandaşlara internet sitelerinden ilaç satın almamalarını önerdi.

18 Eylül 2012 Salı

O ücret geri geliyor!-Haber

O ücret geri geliyor!




'Hoca ücreti' uygulaması dönüyor
18.09.2012 - 11:38

'Hoca ücreti' uygulaması dönüyor

Hastalar profesör ya da doçente tedavi olmaları halinde fark ödeyecek. Her türlü tedavide doçentlerde üst sınır 60 Türk Lirası, profesörlerde 100 lira olacak Tedavi ve ilaç harcamalarının 35 milyar liraya ulaşması üzerine sağlık sektörünün geleceğine dair yeni kararlar alındı. Tam Gün Yasası'nın ardından kaldırılan profesör ve doçent ünvanlı hekimlere ödenen fark ücreti geri getiriliyor.

BAŞI AĞRIYAN GİDİYOR

Borç yükü altındaki üniversite hastanelerine nefes aldırması planlanan düzenlemede son sözü Bakanlar Kurulu söyleyecek. Düzenleme hayata geçirilirse üniversite hastanelerindeki tedavilerde hastalar ek ücret verecek.

Her türlü tedavide doçentlerde üst sınır 60 Türk Lirası, profesörlerde 100 lira olacak. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yetkilileri, hoca farkının geri getirilme gerekçesini "Her başı ağrıyan profesör ve doçente gidiyor. Ağır ve özellikli hastalara aynı zamanda bilimsel araştırmalara hocalar vakit ayıramıyor" sözleriyle açıkladı.

YATAN HASTADAN KATILIM PAYI

Geçen yıl kanunla yapılan yatan hastalardan katılım payı alınması uygulamasının da yeni yıldan itibaren uygulamaya geçeceği belirtildi. Hastanede yatarak tedavi gören vatandaşlardan yapılan harcamanın yüzde 1'i kadar katılım parası tahsil edilecek. Hastayı koruma adına ağır ameliyatlarda çok fazla ödeme yapılmaması için asgari ücret tavanı koyuldu. Örneğin 100 bin liralık ameliyat olan bir vatandaştan 1.000 lira yerine net ücret olan 701 TL alınacak.

500 MİLYONLUK İSRAF ÖNLENECEK

Sektörle üç yıl önce imzalanan global ilaç bütçesine ilişkin ise EKK'da herhangi bir karar alınmadı. SGK bünyesinde kurulacak komisyon ilaca ilişkin hayata geçirilecek düzenlemeleri karara bağlayacak. Hipertansiyon, mide, kemik erimesi ve kollestrol ilaçlarında teropatik eşdeğerlik uygulamasına geçilecek.

Bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlara etken maddesi aynı olmasına rağmen 5 ile 40 lira ödenmesinin önüne geçilecek. Belirlenecek eşdeğer fiyat sınırını devlet ödeyecek. Böylece aynı tedaviyi sağlamasına rağmen gereksiz yere yapılan 500 milyon liralık ödeme tarihe karışacak.

Avuç içi uygulaması 20 ilde başladı

SGK'nın sağlık alanındaki suistimalleri önlemek için hazırladığı 'Avuç içi damar izi sistemiyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi' 20 ilde uygulamaya başlandı. Ağrı, Amasya, Bartın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çankırı, Iğdır, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kilis, Mardin, Muş, Nevşehir, Niğde, Sinop, Şırnak ve Yozgat illeri uygulamanın başladığı iller oldu. Diğer 61 ilde ise uygulamaya 15 Kasım'da başlanacak. Yeni sistemle biyometrik kimlik doğrulaması yapılmayan kişi sağlık kuruluşunda muayene olamayacak ve ilacını alamayacak. (Bugün

17 Eylül 2012 Pazartesi

İlaç Alımı ve Muayene -Haber

Dikkat! O uygulama başladı!




Artık avuç içinden kontrol edilecek
17.09.2012 - 10:54

Artık avuç içinden kontrol edilecek

Vedat DOĞAN / KAYSERİ, (DHA)
SOSYAL Güvenlik Kurumu’nun sağlık alanındaki suistimalleri önlemek için hazırladığı ’Avuç içi damar izi sistemiyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi’ 20 ilde uygulamaya başlandı. Yeni sistemle doktorun hastayı görmeden ilaç yazması dönemi de sona ermiş olacak.

Avuç içi damar izi sistemimiyle biyometrik kimlik doğrulama sistemiyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) yapılan açıklamada, sağlık hizmeti almak için başvuran kişilerin kimlik doğrulamalarının, nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport veya evlilik cüzdanı ile yapıldığı ancak bu yöntemlerde bazı sorunların ve suistimallerin yaşandığı ifade edilerek şöyle denildi:

”Hizmet sunumunda vatandaşların kimliğinin geleneksel yöntemler ile doğru olarak saptanamamasının getirdiği sorunların önlenmesi amacıyla, genel sağlık sigortalılarının, sağlık hizmet sunucularına sağlık hizmeti almak amacıyla müracaatlarında, nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya verilmiş ise kurum sağlık kartı belgelerinden biri ile kimlik tespiti ve biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulaması yapmaları zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca kimlik tespiti, biyometrik kayıt işlemi veya biyometrik kimlik doğrulama işlemini usulüne uygun yapmayan ve bu nedenle bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından ödenen tutarın geri alınacağı hüküm altına alınmıştır.”

Açıklamada, genel sağlık sigortalısı olan kişilerin, T.C. kimlik numarası bulunan nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport veya evlilik cüzdanıyla sağlık hizmeti almak amacıyla sağlık hizmeti sunucusuna başvurularında avuç içi damar izi sistemine ilk kayıt işleminin sağlık hizmet sunucusu tarafından yapılacağı, ilk kayıt işlemi tamamlanan genel sağlık sigortalısının sağlık hizmeti sunucuna yapacağı başvuruda MEDULA takip numarası alınması işlemi öncesinde sağlık hizmeti sunucusu tarafından sağ veya sol eline ait avuç içi damar izi sistemi ile biyometrik kimlik doğrulamasının yapılacağı kaydedildi.

YENİ SİSTEMİN BAŞLADIĞI İLLER

Ağrı, Amasya, Bartın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çankırı, Iğdır, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kilis, Mardin, Muş, Nevşehir, Niğde, Sinop, Şırnak ve Yozgat illerinde sağlık kuruluşlarında avuçiçi damar izi sistemiyle biyometrik kimlik doğrulaması uygulamasına başlandı. Diğer 61 ilde ise uygulamaya 15 Kasım’da başlanacak. Yeni sistemle biyometrik kimlik doğrulaması yapılmayan kişi sağlık kuruluşunda muayene olamayacak ve ilacını alamayacak. Böylece doktorların hastayı görmeden ilaç yazma dönemi de son bulmuş olacak.