30 Eylül 2013 Pazartesi

İlaç bilgilerini veren eczacıya dava- Önemli Emsal Haber

İlaç bilgilerini veren eczacıya dava

Cafer ZENGİN/ KAYSERİ, (DHA)
30 Eylül 2013
Bilgilerini veren eczacıya dava

Kayseri’de yaşayan emekli astsubay Yıldıray Şimşek, depresyon tedavisi gördüğüne yönelik özel bilgilerini, bir miras davasında delil olarak kullanılması amacıyla başkasına veren eczane ve sorumluları hakkında 100 bin liralık tazminat davası açtı.

Emekli astsubay 46 yaşındaki Yıldıray Şimşek, 2003 yılında kendisinin de içinde bulunduğu otomobilin kaza yapması sonucu 3,5 yaşındaki oğlu Mert Şimşek’i kaybetti. Olayın ardından zor günler geçirdiğini ve depresyon tedavisi gördüğünü belirten 2 çocuk babası Şimşek, 20 yıl çalıştığı Deniz Kuvvetleri’ndeki görevinden de 2006 yılında malulen emekli edildiğini söyledi.

BİR ECZANEDEN KİŞİSEL BİLGİLERİMİ ALMIŞLAR



Yaşadığı bu olayların ardından Gürün’de 2011 yılında vefat eden dedesinden kalma bir evle ilgili olarak halası Asya Bozkurt ve amcası İbrahim Şimşek ile arasında miras anlaşmazlığı çıktığını belirten Şimşek, konuyla ilgili olarak Gürün Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, 2011 yılının ekim ayı içerisinde dava açıldığını söyledi. Şimşek, şunları anlattı:

"2011 yılında dedem vefat edince babamdan doğan hakkımı almak için dava açtım. Ancak halam ve amcam benim deli olduğumu iddia ettiler ve Genel Sağlık Sigortası ile hastaneler arasında fatura bilgilerini elektronik ortamda toplamak amacıyla kurulan MEDULA sisteminden elde Eettikleri bilgisayar çıktısını delil olarak sundular. Bir eczane aracılığıyla, sistemden benim ilaç kullanım raporlarımı gösterir çıktıyı almışlar. Aldıkları eczanenin ismini de korumak için kapatmışlar. Bu çıktıyı delil olarak mahkemeye sunmakla kalmadılar, aynı zamanda toplum içerisinde beni deli olarak gösterdiler. bu iddiayla mahkemeden benim için vasi atanmasını talep ettiler."

'DEVLET KİŞİSEL VERİLERİ KORUYAMIYOR'

İlgili mahkemenin devam ettiğini dile getiren Şimşek, yaşadığı bu olayın ardından toplum içerisinde de zor durumda kaldığını belirtti. Mağdur olduğunu söyleyen Şimşek,bu nedenle Kayseri 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sorumlular hakkında 100 bin liralık tazminat davası açtığını kaydetti. Şimşek şöyle konuştu:

"Beni kızıma, oğluma, köye, çevreme rezil ettiler. Bu sadece benim sorunum değil Türkiye’nin sorunu. Konuyla ilgili olarak görüştüğüm bazı doktorlar, sağlık bilgilerinin alınıp, insanların şantaja maruz kaldığını ifade ediyor. Hatta bu nedenle birçok genç kızın intihar ettiği belirtiliyor. Çünkü verileri elde etmek çok basit. Bir eczacı çırağı bile kimlik numarasıyla istenilen tüm bilgileri elde edebiliyor. Devletin burada açığı var ve devlet insanların kişisel verilerini koruyamıyor."

FİNLANDİYA ÖRNEĞİ


Yaptığı araştırmalarda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2008 yılında Finlandiya Hükümetini, bir hemşirenin gizli tıbbi kayıtlarını yeteri ölçüde koruyamadığı ve güvenliğini sağlayamadığı için, 34 bin euro tazminat ödemeye mahkum ettiğini belirten Şimşek, yaşadığı sorunun da o davayla aynı olduğunu ve sonuna kadar hakkını arayacağını vurguladı. Şimşek, "Bu sadece benim sorunum değil. Ben aynı zamanda örnek bir dava olmasını istiyorum. Sağlık verileri bu kadar kolay elde edilmemeli ve korunmalıdır. Bu konuda intihar eden, şantaja maruz kalan insanlar var. Özel hayata ilişkin veriler mutlaka korunmalıdır ve devlet üzerine düşeni yapmalıdır" dedi.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi- Haber


Merhaba
Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.
Hürriyet'i Takip Et
Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

İşyerlerine doktoru Eczacıbaşı verecek

Hülya GÜLER
7 Eylül 2013
İşyerlerine doktoru Eczacıbaşı verecek

Tek bir işçinin çalıştığı işyerlerinde bile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının hizmet vermesiyle ilgili tebliğin aralık 2012’den bu yana yürürlüğe girmesinin ardından Türkiye’de 800’ün üzerinde Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) kuruldu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ruhsat verilen OSGB’ler, işyerlerine sağlık ve iş güvenliği konusunda şirketlere dışarıdan hizmet verecekler. Kurulan 800 OSGB’nin arasında Eczacıbaşı Holding’in yaklaşık 10 yıldır evde sağlık bakımı hizmeti veren iştiraki Eczacıbaşı Sağlık’ın kurduğu Eczacıbaşı OSGB de bulunuyor.

100 BİN ÇALIŞANA HİZMET
Eczacıbaşı Sağlık Genel Müdürü Anıl Sugetiren, “Bugüne kadar sağlık hizmetleri içinde çok özel bir alan olan evde sağlık hizmetleri veriyorduk. Artık Eczacıbaşı markasıyla işyerlerine de giriyoruz” dedi. Kanunun önceden hazır olmasının ve hemen tüm işyerlerini kapsamasının işyeri sağlık ve iş güvenliği hizmetlerinde çok büyük bir potansiyel yarattığını söyleyen Sugetiren, “Eczacıbaşı OSGB olarak ilk etapta İstanbul ve Bursa’da faaliyete başlayacağız. Bu işte çok büyük bir potansiyel var. 2014’te 100 kişilik sağlık profesyoneli ekibimizle 15 bin çalışana hizmet vereceğiz. 5 yılda ise, 7 bölgede 21 ilde 750 kişilik ekibimizle 100 bin çalışana hizmet vermeyi hedefliyoruz. İlk 3 yılda 30 milyon dolar ciro öngörüyoruz” diye konuştu.   Sugetiren, bakanlığın hekim ve diğer sağlık personelinin yetersizliği nedeniyle özellikle 50 kişinin altında çalışanı olan işyerleri için bir formül ürettiğini belirtti.
Küçük şirketler için avantajlı
TÜRKİYE Tabipler Odası’nın ilan ettiği listeye göre işyeri hekimliği hizmeti için hasta başına aylık 31 TL fiyat uygulanıyor. Şirketlerin bugüne kadar bünyelerinde istihdam ettikleri sağlık personeli ile sağlık hizmetlerinin verildiği düşünüldüğünde özellikle orta ve küçük işletmelerin OSGB uygulamasıyla maliyet avantajı yakalayacaklarını söyleyen Anıl Sugetiren, “Örneğin 100 kişinin çalıştığı bir yerde, sağlık personeli ücretleri ve diğer giderler tamamen dışarıdan hizmet aldıkları OSGB tarafından karşılanacak. İşyeri güvenliği, sağlık hizmetleri standartları gibi bu alandaki tüm sorumluluk OSGB’lerde olacak” şeklinde konuştu.

16 Ağustos 2013 Cuma

İşyeri Hekimlerinin Sorunları İle İlgili Önemli Bir Yazı- Okumalısınız

Hayirli Günler,

Türkiye de calistigim zamanlarda Anadolu ve yasam hastanelerinde otel doktoruolarak calisirken isyeri hekimligi paralarim hesabima yatmasina ragmen oteller tarafinda ya maasimi geri getirmem istendi ya da maas kartimia ve sfreme el konularak kendileri bu maasimi cektiler.
SSK tabip odasi otel ve doktor arasinda sözlesme oldugu icin kanunen hesabima maasimi yatirip daha sonra parayi geri istediler.

Otel müdürleri biz ozel hastaneyle  ucretsiz isyeri hekimi gelecek diye anlasma yaptik diyor. o yuzden verdigi isyeri hekimligi parasini geri istiyor.vermezseniz de tehdit ediyor.cunku tabip odasi SSK doktor ve otel arasinda imzalanmis isyeri hekimligi sözlesmesi var.kanunen size bu parayi hesabiniza yatirmak zorundalar. ve sonra ya banka kartinizi elinizden alip isyeri hekimligi maasinizi kendileri cekiyorlar ve sizin kart sifrenizi de aliyorlar. otelde iki doktorluk yapiyoruz.
birincisi turistlere baktigimiz icin hastaneden maas aliyoruz ki bilindigi gibi fazla degil herkes fazla zannediyor kemer deki bir otel doktoru 3000 tl massa calisiyor.ayrica isyeri hekimligi parasi personele baktigimiz icindir ve hastaneden aldigimiz maas miktarindan bagimsizdir.oteller hastane size verecek isyeri hekimligi maasinizi diyorlar ama hastaneler isyeri hekimligi diye ayrica bir maas vermiyor.bu da sanirim mumkun degil cunku sozlesme otel doktor tabip odasi ive SSK arasinda yapiliyor hastaneden bagimsiz .ikincisi de otelin personeline bakarak isyeri hekimligi yapiyoruz ve otel bunun karsiliginda size maas oduyor. sonrada ya banka kartinizi elinizden aliyor ya da parayi geri iade etmenizi istiyor.

Türkiye deyken Antalya Bölgesinde özel hastanelerde ve onlara bagli otellerde calisirken isyeri hekimligi paralarimizi oteller geri aldilar.

Türkiye deyken kanun polis savci saglik müdürülügü SSK tabip odasi sadece bana parayi verme kanunen hakkin dedi.
ama parayi vermeme karsisinda yapilan tehditler karsisinda bir care bulamadim.  uzun sure rahatsiz ettiler.

Benim hakkimi isyeri hekimligi parama el koyan bu otellerden parami geri alabilmem sansim var midir yolu yontemi nedir?

Sizler  yardimci olabilirlerse sevinirim.

su an gorev yaptigim Almanya da da Alman meslektaslarima basimdan gecenleri anlatinca da akillari dahi almiyor nasil boyle birsey olabilir diye. bazen de ama senin ulken ortadogu orada hersey olur diyenler de oluyor.

biraz uzun yazdim kusuruma bakmayin

hepinize calismalarinizda basarilar dilerim 

saygilarimla

Dr Erkan Tugral
Frankfurt-Almanya

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Cerrahpaşa ve Çapa'da dev dönüşüm- Haber

Cerrahpaşa ve Çapa'da dev dönüşüm


Cerrahpaşa ve Çapa'da üniversitenin dediği oldu. Şehir dışına taşınmaları önerilen 2 fakülte de yerinde kaldı. 1 milyar dolarlık projeyle yenilenecek fakülteler, laboratuvarları, kütüphaneleri, restoran ve kreşleriyle öğrenci ve hocalar için tam teşekküllü birer 'sağlık kampüsü' haline getirilecek. Helikopter pistli kampüsler tıbbi atıktan kendi elektiriğini üretecek.
Cerrahpaşa ve Çapa'da dev dönüşüm
Depreme dayanıklı olmadığı için ‘kentsel dönüşüm’ kapsamında yıkılıp yeniden yapılması planlanan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ile İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nin yeni halinin projeleri belli oldu. Toplam 1 milyar dolara mal olacak dönüşümün 5 yılda tamamlanması bekleniyor. Dev dönüşüm için son noktaya geldiklerini söyleyen İstanbul Üniversitesi Rektörü Yunus Söylet, yeni Cerrahpaşa ile İstanbul Çapa Tıp fakültelerinin sadece hastane olarak değil, öğrencilerin daha rahat eğitim görebileceği birer sağlık kampusü olacağını söyledi.
Küçükçekmece Gölü’ndeki araziler satılacak
Ortalama 2 bin yatak kapasiteli fakültelerin yenilenme maliyetlerini karşılanması için İstanbul Üniversitesi’ne ait Küçükçekmece Gölü çevresindeki arazilerinin değerlendirilmesi planlanıyor. Üniversite yönetimi yeni hastanenin maliyet masraflarını çıkartmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’yla görüşmeye başladı. Uzlaşma sağlandığı takdirde dönüşüm masrafı İstanbul Üniversitesinin arazilerinden elde edilen gelirle sağlanacak. Küçükçekmece Gölü ve çevresi son günlerde Kanalİstanbul projesinin buradan geçeceği yolundaki iddialarla konuşuluyor. İddialar, bölgede emlak piyasasının hareketlenmesine neden oluyor.
‘Kendi enerjisini üreten ilk tıp fakülteleri olacak’

1 yılda ortalama 1 milyon 60 bin ton tıbbi atığın ortaya çıktığı fakültelerin en büyük özelliği tıbbi atıklardan kendir enerjisini üretebilecek olması. Proje hayata geçirildiği takdirde fakültelerin enerji giderleri hariç üniversitenin her yıl tıbbi atıkların imhası için ödediği 849 bin lira ise üniversitenin kasasında kalacak.
Yıllık iki buçuk milyon kişiyi tedavi ederek İstanbul’daki hasta sayısının yüzde 12’sine hizmet veren fakültelerin binaları yıkılarak, yerine depreme dayanıklı modern binalar kurulacak. Binalar olası yangın riskine karşı köprü sistemiyle birbirine bağlanacak. Yerleşkesinde yaklaşık 3 bin araçlık birer otoparkın bulunacağı kampüslerde, Acil hastaların daha hızlı nakledilmesi için helikopter pisti ile hasta yakınları, öğrenci ve öğretim elemanlarının misafir olarak kalabileceği birer konukevi, restoran ve kreş yapılacak.
Laboratuvar sayısı artırılıyor

Yeni fakültelerin daha kaliteli eğitim vermesi için derslik sayısı ve laboratuvar sayısı da artıyor. Yeni Cerrahpaşa ve İstanbul Tıp Fakültesi projesi kapsamında 290 amfi, 105 laboratuvar, 168 poliklinik ile 46 adet ameliyathane yapılması planlanıyor. Ayrıca proje tamamlandığı takdirde Beyazıt’ta bulunan hemşirelik fakültesi ve sağlık bilimleri fakültesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kampüsüne taşınacak.
Yeni tıp fakülteleri için bu güne kadar 7 farklı proje çizdiklerini, en son projeyi de başbakanın onayından geçtiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Rektörü Yunus yeni proje için “Bu projedeki amacımız sadece hastane yapmak değil, öğrencilerin daha rahat eğitim görebileceği, hocalarımızın daha rahat araştırma yapabileceği sağlık bilimleri kampusü kurmaktır. Proje kapsamında Cerrahpaşa ve İstanbul Çapa Tıp fakültelerinde kurulacak sosyal tesis ve spor alanları ve kütüphanelerle öğrencilerimize rahat bir eğitim ortamı sağlamayı hedefliyoruz. Projeyi bizzat başbakanın kendisi inceleyip onayladı. Başbakan projeyi çok beğendi” dedi.
‘14 tarihi bina restore edilecek’

Yeni proje ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki 6 tarihi bina ile İstanbul Çapa Tıp Fakültesi kampusündeki 8 tarihi binayı restore edeceklerini söyleyen İstanbul Üniversitesi Hastaneleri Genel Direktörü Yrd. Doç. Dr. Haluk Özsarı yeni proje hakkında şöyle değerlendirdi:
Türkiye ’nin en büyük tıp fakültelerinde yapacağımız dönüşümle minimum maliyetle işletilebilen, depreme dayanıklı birer eğitim ve sağlık merkezi kurmayı hedefliyoruz. Yeni proje kapsamında mevcut kapalı alan 477 bin 70 metrekareden 1 milyon 60 bin 210 metrekareye yükseliyor. Bu sayede kampüslerin mevcut kapalı alanı yüzde 222 oranında artıyor. Hastaların rahat etmesi için her türlü ayrıntıyı içinde barındıran bir proje hazırladık. Yapılması planlanan yeraltı otoparkları sayesinde kampüs içerisinde ambulans ve itfaiye dışında hiçbir araç bulunmayacak.’’
Başbakan şehir dışını önermiş, üniversite yönetimi ‘hastaneler yerinde kalsın’ demişti

Yenileme tartışmaları yıllardır gündemde olan İstanbul Çapa Tıp Fakültesi ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, 17 Ağustos depreminden sonra ciddi zararlar görmüştü. 2007 yılında üniversitenin fakülteleri yıkıp yeniden yapma isteğine karşılık Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise dönemin rektörü Mesut Parlak’a İstanbul olimpiyat stadı yanında 500 dönümlük bir araziyi önererek yeni hastanelerin şehir dışında kurulmasını istemişti.
Başbakanın bu teklifini değerlendiren üniversite yönetimi ise başbakanın teklifini geri çevirerek yerinde dönüşümde ısrar etmişti. İstanbul Üniversitesi Rektörü Yunus Söylet döneminde ise başbakanla yapılan görüşmeler sonucunda, başbakanın onayıyla Cerrahpaşa ve İstanbul Çapa Tıp Fakültesi yerinde yenileniyor.

477 bin 70 metrekare: Mevcut kapalı alan
1 milyon 60 bin 210 metrekare: Yeni projeyle erojeyle elde edilecek kapalı alan
Yüzde 222: Kapalı alan artışı.
290: Amfi sayısı
105: Laboratuvar sayısı
168: Poliklinik sayısı
46: Ameliyathane sayısı

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Ağrı kesiciyi bile reçeteli alacağız

Öksürük şurubu bile reçeteyle satılacak

Meltem ÖZGENÇ / ANKARA
14 Mayıs 2013
Öksürük şurubu bile reçeteyle satılacak

Türkiye’de artık ağrı kesiciler ve öksürüp şurupları bile reçeteli satılacak. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı Nurten Saydan, “Vatandaş ‘Muayene param yok. Çocuğum grip, ateş düşürücüsünü ver gideyim’ diyor. Bizler diyecekmişiz ki ‘olmaz reçeteni alırım.’ Ne yapacağımızı şaşırdık” diye konuştu.

TÜM Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS), yeni bir kararla ağrı kesiciler, öksürük şuruplarının bile artık reçeteli satılacağını açıkladı. TEİS Başkanı Nurten Saydan, “Bu eczacıyı da vatandaşı da zora sokacak” dedi. Saydan, 14 Mayıs Eczacılık Bayramı öncesinde şunları söyledi: “Son dönemde yaşadığımız diğer sorun reçetesiz ilaç satışı konusudur. Yetkililer hastaya ilaçların reçete ile verilmesini şart koşuyorlar. Bizler bu ülkenin ilaç uzmanlarıyız, 5 yıllık eğitimimiz var. SGK, muayene ücreti, reçete bedeli vatandaşa ağır geliyor. Reçetesi 5 lira, muayene ücreti 50 lira. Vatandaş ‘Param yok. Çocuğum grip, ateş düşürücüsünü ver gideyim’ diyor. Bizler diyecekmişiz ki ‘olmaz reçeteni alırım.’ Ne yapacağımızı şaşırdık.”
NASIL İLAÇ VERECEĞİZ
Doktorun 3 kutu yazdığını SGK’nın bir kutu ödediğini kaydeden Saydan, “Vatandaş ilacı bitince gelir ikinci kutuyu isterse reçeteye yazdırmalarını mı söyleyeceğiz. Şehir değiştirip ilaçlarını evde unutanlar, ilaçlarını kaybedenler, doktor sabah akşam yazdığı halde SGK günde bir tane alacak dediği için ilaç tedavisi yarım
kalanlar ve daha bir çok örnek var” dedi. Saydan şunları söyledi:
Hastalar darp edebilir
“Tabi yeşil, kırmızı reçete ile verilmesi gerekli ilaçlarda gerekli ihtimamı gösteriyoruz. Ülkemizin şartları, SGK şartları, doktora ulaşım şartları, muayene ücretlerinin bu kadar yükseldiği bir ortamda hastaların ekonomik imkanları gözönünde bulundurularak çok acil yeni bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Yoksa gece yarısı acil sara ilacını almaya gelen hasta tarafından darp edilebiliriz. Eczacılar olarak can güvenliğimiz riske girmiştir. ”