31 Temmuz 2012 Salı

Kürtaj Turizmi Haberi

Yasak tartışması 'kürtaj turizmini' yarattı

31/07/2012 16:42
Yazı Boyutu
Büyük
Küçük

Kamuoyunda son dönemde sıkça tartışılan kürtaj ve yasak konusu, turizm sektöründe kendine gelir kapısı yarattı. Yurtdışına müşteri götüren bir Türk tur operatörü 'kürtaj turizmi' adıyla yeni bir hizmet başlattı.

Yasak tartışması 'kürtaj turizmini' yarattı
hurriyet.com.tr Kürtaj ve sezaryenle doğum, yaklaşık 3 aydır Türkiye 'nin gündeminden düşmüyor. Yasaklanacak mı yasaklanmayacak mı, 10 hafta sınırı inecek mi inmeyecek mi tartışmarı sürerken bir turizmci bunu fırsata çevirmekte gecikmedi.

İstanbul merkezli Baracuda Tour'un sahibi olan Cem Polatoğlu, sağlık turizminin farklı bir biçimi olarak tanımladığı hizmet için özetle "Neyi yasaklarsanız o kendine bir yol bulur" dedi.

3 GÜN 4 GECE KÜRTAJ TURU
300 eurodan başlayan fiyatlarla 3 gün 4 gece olarak "kürtaj turu" düzenlendiklerini ifade eden Polatoğlu, 'kürtaja olur veren' doktor raporu aradıklarını ancak 10 hafta sınırının kriterleri arasında yer almadığını belirtti.
Polatoğlu şöyle konuştu:

"Beni bu tur seçeneğini hayata geçirmeye yasaklar ve kısıtlamalar itti. Neyi yasaklarsanız o kendine bir yol buluyor. Yani, su yolunu buluyor. Örneğin kumarı yasakladık insanlar Kıbrıs'a gitmeye başladılar. Tura gidecek kişinin kürtaj olabilir şeklinde doktor raporu olmadan aracılık yapmıyoruz. Bizim gerçekleştirdiğimiz bir nevi sağlık turizmi.

"En ekonomik seçenek 3 gün 4 gece 299 euro seçeneğiyle Kırım'da. Çünkü Kırım'da sağlık hizmetleri için ücret alınmıyor. Bu ücret uçak bileti, otelde konaklama ve rehberlik hizmeti için alınıyor.

"Aynı operasyonlar Kıbrıs, Bosna ve İngiltere 'deki hastanelerde de yapılıyor ancak oradaki ücretlere hastane masrafları da dahil olduğu için fiyat yükseliyor.

Sağlık turizmi kapsamında uzun süredir kanserli hastaları İsrail , İngiltere ve Çin'deki anlaşmalı hastanelere götürdüğünü de belirten Polatoğlu, kendisinin sadece bir aracı olduğunu ve hastanelere teslim ettikten sonra sorumluluğunun bittiğini, söyledi. Polatoğlu'na göre bu operasyonlarda, Türkiye 'de ne kadar risk varsa yurt dışındaki risk o kadar.

"BÜYÜK PAZAR VAR"
Olaya ticari açıdan bakıldığında ise Türkiye 'de önemli bir pazar bulunduğunu belirten Polatoğlu şöyle devam etti; "Edindiğim bilgiye göre istanbul 'da geçen sene yasal olarak 30 bin kürtaj işlemi gerçekleşti. Bunun bir kaç katı da yasal olmayan yollardan gerçekleşiyor. Burada büyük bir pazar olduğu görülüyor. "

"AFİŞE OLMAKTAN KORKAN BEKAR KADINLAR GELİYOR"
Bu turizmi yapmada şu anda bir yasal engel olmadığını söyleyen Polatoğlu, kendisini arayanların çoğunun toplum nezdinde afişe olmaktan korkan bekar kadınlar olduğunu da belirtti. Polatoğlu, "Beni arayanları çoğu bekar kadınlar. Fişlenmekten korkuyorlar. Daha sonra bu durumun karşılarına çıkacağından korkuyorlar. Bu turizmi 15 gündür uyguluyoruz. Şimdiye kadar yaklaşık 10 kişi götürdük. Sağlıklık döndüler ve teşekkür ettiler."

Kürtajın özellikle son dönemde ülke gündeminde hassas bir konu haline geldiğini hatırlattığımızda ise; Polatoğlu, "tepki gelirse isim değişikliğine gidebiliriz" dedi.(hurriyet.com.tr)

Doktora Soruşturma Haberi

Doktor'a soruşturma

31/07/2012 15:15
Yazı Boyutu
Büyük
Küçük

Sivas'ta, 17 yaşındaki Semanur Taş, karın ağrısı şikayeti ile başvurduğu Numune Hastanesi'nde apandisit ameliyatı olduktan 3 gün sonra yaşamını yitirdi.

Doktor'a soruşturma
Gökhan Ceylan Mimar Sinan Mahallesi’nde yaşayan Yenişehir Anadolu Lisesi 4’üncü sınıf öğrencisi Semanur Taş, geçen 27 Temmuz’da karın ağrısı şikayeti ile Numune Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Apandisit rahatsızlığı teşhisi konulan, Yadigar-Reyhan Taş çiftinin 3 kız çocuğundan ikincisi olan Semanur Taş, aynı gece Genel Cerrahi Uzmanı Dr. E.İ. tarafından ameliyata alındı. 29 Temmuz’da öğle saatlerinde taburcu edilen ancak aynı günün gecesi tekrar rahatsızlanan Semanur Taş ailesi tarafından yeniden hastaneye götürüldü. Geceyi bu hastanede geçiren genç kız, ertesi sabah 07.00 sıralarında ameliyatı gerçekleştiren Dr. E.İ. tarafından Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edildi. Şuuru kapalı halde diğer hastaneye sevk edildiği belirtilen Semanur Taş burada dün yaşamını yitirdi.

Taş’ın yakınları, kızın ölümünün yapılan ameliyattan kaynaklandığını düşünerek Dr. E.İ. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Şikayet üzerine Taş’ın cenazesi otopsi yapılmak üzere Numune Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Otopside mikrobiyolji ve patoloji uzmanı doktorlar da yer alırken, kızın kesin ölüm nedeninin yapılan otopsinin ardından belirleneceği belirtildi.

Semanur Taş’ın dedesi Hilmi Taş ve amcası Turan Taş da hastanedeki otopsi işlemi sırasında hazır bulundu. Konunun yargıya intikal ettiğini belirten aile konuşmadı. Ailenin suçladığı doktor E.İ. de açıklama yapmadı.

(DHA)

26 Temmuz 2012 Perşembe

Su İşi de Sulandı- Sağlık Müdürlükleri Neredesiniz Kardeşim

Su skandalı nasıl oldu?

41 firmaya ait damacana suyundaki dışkı bakterisi rastlanması sonrasında CNN Türk'ten Emre Tirev bu konuda kendisine gelen bir mektubu paylaştı. İşte mektupta yazanlar


Konunun birkaç yönü var. Ben su piyasasına 4 senedir ozon jeneratörü satan bir firmanın sahibiyim. Hemen hemen tüm firmaları tanıyorum. En az 200’ünü ziyaret etmişliğim vardır.
İşin başından başlayayım; maalesef Türkiye’de içilen bir çok su “doğal kaynak suyu” değil.
Bir çoğu kendi kaynağının dışında ek sularla özellikle yazın yakın kuyulardaki sularla ekleme yaparak çalışırlar. Bunu maalesef birçok firma yaptığını bütün piyasa biliyor.
Bunu kim denetleyecek? Sağlık Bakanlığı. Yeterince denetliyorlar mı? Maalesef hayır.
Cebine 1,000,000 TL alan, su fabrikası açıyor ve maalesef çoğu bihaber… Biz anlatıyoruz, bak bu böyle, şu şöyle diye. Orada da gidip, en ucuzuna kaçıyorlar. 2 sene sonra da fabrikayı satoyorlar.

Her fabrikada da yeni mezun, analiz yapmayı dahi beceremeyen, çoğu sadece para tahsil etmeye yarayan ucuz maliyetli mesul müdürler oturuyor. Ve burada da sirkülasyon çok fazla.
30 senelik fabrika sahipleri anlatırlar; 1980’lerde ruhsat almak 7-8 sene sürermiş. 4 mevsim gelip, numune alırlarmış, suda ne kadar dalgalanma var diye. Şimdi bu süre 2-3 ay.

Fabrikayı kurduk. Satmaya başladık. Kime satacağız? Su bayilerine?
Su bayileri kim? Yaklaşık 20,000 tane, işi olmayan, parası olmayan, hamallar…

Diyelimki, su fabrikası, çok düzgün bir şekilde, suyu doldurdu, bayisine teslim edecek. Kamyonu dayadı bayi banta. Arabasının üstü kapalı olması lazım. Kapalı mı? Hayır. Çünkü parası yok.
İstihap haddini aşmaması gerekiyor. Bir kırkayağın resmi kapasitesi 28 ton. Bayi kaç tane su atıyor 1500 civarı. = 30 ton. Araba ağırlığı ile tamamen limit üstü. Fabrika doldurmak istemiyor, ancak sıkıysa doldurma. Hemen seni bırakırım, başka bir fabrikaya geçerim diyor. Ve geçiyor. Fabrika da el mecbur olması gerekenin üzerinde dolduruyor.

İndirdik bayiye suları. Müşteriye dağıtıyoruz. Diyoruz ki, eleman ter kokmayacak, düzgün konuşacak, iyi günlerde kullanın diyecek. Şu sıcakta 20 kiloyu 5 katı çıkarın, konuşacak haliniz kalıyor mu? Bu işi kim yapacak 500-750 TL ayda maaş verdiğiniz, sigortasını yapmadığınız adam yapacak. Peki o ne kadar çalışacak. En iyisi 2-3 ay. Sonra yeni adam, yeniden anlatmak.
Bayiler damacana başına 3 TL kar koymazsa ve ayda 2000 adetten az satmazsa para kazanamaz, yatırım yapamaz, elemanlarını memnun edemez. Ben size söyleyim, bayilerin çoğu 1000 adetten az satar ve ortalama 1,5-2 tl kar ile satar.

Damacana eve geldi. Pompaya taktık. Müşteri aradı suyum kokuyor.
Olanları söyleyeyim; damacana çöpün yanında. Pompa pis çöp havasını içeriye basıyor ve gerisini siz düşünün.
Damacana balkonda. Güneşe maruz kalan suyun gerisini siz düşünün.

Kazasız belasız suyu içti bitirdi müşteri. Ancak o gün arabasının mazotu bitti. Veya iş yeriyse, kompresörün mazotu bitti. Ahmet şuradan boş damacanayı al, git benzinlikten 20 lt mazot al gel.
Mazot yerine ulaşır. Sonra nereye gider? Cevap veriyorum. Su bayisine yeni su almak için değişiklik yapılır. Bayideki en fazla 2 aylık adamın, umrunda olmadığı için damacanayı koklayarak almaz. Diyelimki fark etti. Müşterisine dediki, abla buna mazot mu koydunuz? Cevap; evet, ne olmuşki? Mazotlu damacanayı fark edecek ne teknoloji, ne de sistem var. Olanlarda da bir koku parametresi koyuyorsunuz, diğeri için başka bir kit almanız gerekiyor. Ancak Türk milletinin yaratıcılığına yetişmek mümkün olmadığı için o yüklü ve bilinmez yatırımdan vazgeçiyorsunuz.
Neler mi geliyor? Ayran, benzin, mazot, yağ, oyuncak, çiş vs…Hemen aklıma gelenler…

O mazotlu damacana tamamen manuel bir process’ten geçerek doluma gitmeye çalışır. Eğer fabrikanızda işçiniz memnun, parasını zamanında alıyor ise yıllardır çalışıyordur. Tecrübeli koklamacılar bu işi çözerler. Ve böyle damacana hemen imha edilir. Ama tamamen manuel.

Veya herşey düzgün. Ancak damacananın süresi doldu. Süresi 2 yıldır. Ortalama 60-70 dolumdur. Bunu sayan sistem var? Yok. Bunu bir firma denedi. Ben de süreçlerine yardımcı oldum. Üzerine barkod koyuldu ve sayıldı kaç defa dolum yapıldı diye. Ancak sürdürmek zorluklar sebebiyle mümkün olmadı. Bugün en çok satılan suların altlarına bakın. 2010 ve aşağısındaki damacanaların doldurulmaması ve kullanılmaması gerekiyor. Ancak buradaki finansman yükü, tamamen bayide olduğu için ve yukarıda bahsettiğim sebepten güçsüz oldukları için, bu stoğu yeni tutmak finansal olarak mümkün değil.

Bilirsiniz, ne kadar güzel ürün üretirseniz üretin, ambalajınız pis olursa, ürününüz de pis olur.

2008’de içme suyu olan bir çok ünlü bir yabancı marka, bugün nasıl oluyor da, doğal kaynak suyu ruhsatı alıyor.
Bu iş, sağlık bakanlığı ekiplerinin deneti elemanlarının denetlenmesi ile başlar. Büyük su markalarının arkası kuyu dolu. Resmi ruhsata göre günlük kapasitesi yaklaşık 500 adet olan fabrikalar, nasıl oluyor da günde 30,000 adet satıyorlar? Bunlara memur zihniyetli, denetimciler bilmiyorlar mı?

Başka bir şey daha? Pompa musluk suyu satmak yasak.!!!! Yakacık’ta, Beykoz’da pompa ile su satılıyor. İl sağlık buna neden izin veriyor. Oysa Y-A-S-A-K.
Belediyeler tankerle içme suyu dağıtıyorlar. Nerede izin, nerede analiz? Su nereden geliyor?

Ben size söyleyeyim; bu iş kime yarar? Ev arıtma cihazı satanlara. Peki, o cihazlar arıtma mikrobiyolojik arıtma yapıyor mu? Hayır. Ozon, UV veya klordan hiçbirisi yok…

Sağlık bakanlığı buna ses çıkarıyor mu? Hayır…

Bu ülke her alanda olduğu gibi, işini iyi yapanın değil, işini “bilenin” köşeyi döndüğü bir ülke olacak. İktidarlar değiştikçe, zenginlerin adı değişiyor…

Biz bu zihniyetle hiç birşey yapamayız…

Gerçekten düzeltmek istiyorlarsa, önce yönetmeliği düzenlesinler. Tamamen İngilizce’den Türkçe’ye çeviri. Kimse bir şey anlamıyor. Bir tercüman üretimi…

24 Temmuz 2012 Salı

Hekim de Hasta Seçebilecek

Hekime 'hasta seçme özgürlüğü' geldi

25/07/2012 8:03
Yazı Boyutu
Büyük
Küçük

İstanbul'da bir aile hekimi, tartıştığı hastasının listesinden çıkarılmasını istedi. Mahkeme talebi haklı buldu. Hekime de hasta seçmesinin yolu açıldı

Hekime 'hasta seçme özgürlüğü' geldi
Hükümet yasal düzenleme ile hastanın doktor seçme hakkı verirken aile hekimlik sistemini de Türkiye geneline yaygınlaştırdı Her aile hekimine belli sayıda hasta verilerek hastaların birinci derece sağlık hizmetlerini aile hekimlerinden almalarını sağladı. Ancak hastalar isterlerse aile hekimlerini değiştirebiliyorlar. Hastaya doktorunu seçme hakkını veren Sağlık Bakanlığı doktora hastasını seçme hakkı vermiyordu. Doktora ise mahkeme hasta seçme hakkını verdi. Şimdi İstanbulİl Sağlık Müdürlüğü karara itiraz etme hakkı var. Danıştay onadığı takdirde, hekimlerin istemediği hastayı listesinden çıkarmasının yolu açılacak.

Karar, İstanbul 'da Bakırköy 2 Numaralı Aile Hekimi Hekimliği merkezindeki olay üzerine verildi. Aile Hekimi Dr. Alev Doğan, kendisine kayıtlı Ahmet Yavaş'ın bazı taleplerini geri çevirince hastasıyla arasında tartışma yaşandı. Yavaş, hekimini değiştirmek yerine Dr. Doğan'a gitmeyi sürdürdü. Doğan, İstanbulİl Sağlık Müdürlüğü'ne başvurarak 'hastayı listemden çıkarın' dedi. Kurum, 'hakarete uğrayan hekimin savcılığa başvurabileceği'ni belirterek Doğan'ın isteğini reddetti. İstanbul Tabip Odası, İl Sağlık Müdürlüğü aleyhine İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Mahkeme, Dr. Doğan'ı haklı buldu, hastaYavaş'ın doktorun listesinden çıkarılmasına hükmetti. Mahkeme kararında 'Hekimler, mesleki veya şahsi sebeplerle hastaya bakmayı reddedebilir, tedaviyi bitirmeden hastasını bırakabilir. Ancak bu gibi hallerde tedavisinin aksamaması için hastasına zamanında bilgi vermesi şarttır' denildi.

GÜVEN İLİŞKİSİ ZEDELENDİ
Mahkeme kararında şunlar kaydedildi: Dava konusu uyuşmazlıkta, aile hekimi davacıyla hastası arasındaki diyaloglar ve tutulan tutanaktan, hekim-hasta arasında olması gereken güven ilişkisinin ve duygusunun zedelendiği ve bunun tedavide olumsuz sonuçlar doğurup ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceği açıktır. Davalı idarece, davacının haklı kabul edilebilecek başvurusunun değerlendirilip ilgili hastanın mağduriyeti oluşmayacak şekilde aynı aile sağlık merkezi içerisinde bir başka hekimle değiştirilmesi mümkünken yapılmamıştır. Bu nedenlerle Sağlık Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmiştir. (Akşam)

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Tam Gün Yasası İle İlgili İptal Kararı

Doktorlara muayene yasağı getiren hüküm iptal edildi



Oya ARMUTÇU/ANKARA
18 Temmuz 2012


TAM GÜN YASASI İPTAL

Anayasa Mahkemesi CHP’nin başvurusu üzerinde sağlık alanında yapılan tam gün yasasını düzenlemesini iptal etti.



Anayasa Mahkemesi, aralarında hekimlerin muayenehane açmasını yasaklayan hükümlerin de bulunduğu 650 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname’nin bazı maddelerini iptal etti.

CHP, 650 sayılı Adalet Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açmıştı.

Devlet üniversite hastaneleri, TSK, GATA gibi değişik kurumlarda çalışan hekimlere çalışma yasakları getiren 650 sayılı KHK’nın, iptali istenen 38. maddesi, “Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz” hükmünü içeriyordu.

17 Temmuz 2012 Salı

Kürtaj-Doktora Seçme Hakkı

Doktor istemezse kürtaj yapmayacak



Meltem ÖZGENÇ / ANKARA
18 Temmuz 2012


Kürtaj yaptıran kadına hapis

Bakanlar Kuruluna sunulan kürtaj taslağının ayrıntıları ortaya çıktı. Buna göre, sağlık personeline kürtaj yapmama hakkı tanınacak, anne ve baba adayını kürtajdan vazgeçirmek için çalışma yapılacak, 4 gün düşünme süresi verilecek.



-Sağlık personeline kürtaj yapmama hakkı tanınacak
-Anne ve baba adayına ikna çalışması yapılacak
-Kürtajdan vazgeçmeleri için 4 gün düşünmesi istenecek
-Kürtajda 10 hafta sınırı korunacak, sınırı geçenin cezası artacak
-“Ertesi gün hapları” ücretsiz verilecek
En büyük tartışma konusu olan kürtaj süresinde ise bir değişiklik öngörülmüyor. Kürtajın azaltılması için bu tedbirleri düşünen iktidar, doğumu özendirmek için de ücretli iznin 6 aya çıkarılması gibi yeni haklar getirilmesini planlıyor.
Yeni döneme kaldı
Kamuoyunda büyük tartışma yaratan düzenlemenin TBMM tatile girmeden önce çıkarılacağı da bildirilmişti. Ancak gerek kamuoyundan yükselen tepki, gerekse hazırlık çalışmalarının uzaması ile konu, yeni döneme kaldı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, önceki gün Bakanlar Kurulu’na yasa taslağına ilişkin sunum yaptı. Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bu sunumun tasarı haline getirilmesini tavsiye ettiğini açıkladı. Bakanlar Kurulu’na yapılan sunuma göre, taslak özetle şu hükümleri içeriyor:
Ücretsiz ertesi gün hapları
Sağlık personeline istemli kürtaj konusunda görevden çekilme hakkı tanınacak. Üreme sağlığındaki gelişmeleri takip ederek politika oluşturulmasına katkı sağlayacak “Üreme Sağlığı Yüksek Kurulu” kurulacak, “ertesi gün hapları” ücretsiz verilecek.
10 hafta sınırı korunacak
Güvenli gebelik sürecini oluşturmak için bütün aile sağlığı merkezlerinde gebeliğin erken tespitine yönelik hassas testler yapılacak. Kadının hamileliği daha erken fark etme ihtimalinin az olması nedeniyle kürtajda 10 hafta sınırı korunacak. İstek üzerine gebelik sonlandırılmadan önce anne adayı veya çiftlere bir heyet tarafından danışmanlık hizmeti verilecek. Anne adayının ve çiftlerin kararlarını gözden geçirme süreleri gebeliğin 10’uncu haftasını geçmemek kaydıyla 2 ila 4 gün olacak.
İlaçlar denetlenecek
İstemli düşük amacıyla kullanılan ilaçlar kontrol altına alınacak ve güvenli kullanımı sağlanacak. Kürtajı sadece kadın doğum uzmanları yapabilecek. 10 hafta üzerindeki gebeliklerin sonlandırılmasında eğitim hastaneleri ve sağlık kurullarına yetki verilecek. Kürtajda tıbbi zorunluluk halleri somutlaştıracak.
3 yıla kadar hapis
Tıbbi zorunluluk olmadan 10 haftanın üzerinde kürtaja izin veren kadına 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek (Bu, mevcut durumda 1 yıla kadar hapis ve adli para cezası).
SGK yardımı
Nüfus planlaması kanunu ve tüzüğü kaldırılacak, bunun yerine Üreme Sağlığı Hizmetleri Kanunu çıkarılacak. Ağrısız doğum hizmeti yaygınlaştırılacak. Bu hizmet için Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yeterli ödeme yapması sağlanacak. Üreme sağlığı ile ilgili etkin bir danışma hattı oluşturulacak.
Doğum ve süt izni artacak
Çalışan annelere doğum sonrası verilen 8 haftalık ücretli izin 6 aya çıkarılacak ve süt izninin 2’nci 6 aylık döneminde verilen süt izni süresi 1.5 saatten 2 saate çıkarılacak. Çalışan ve çocuk sahibi olan annelere kreş yardımı yapılacak, çocuk yardımı artırılacak. Kadının iş ve aileye uyumunun sağlanması için evden çalışması da önerilecek. Anne Dostu Hastane Programı yaygınlaştırılarak mahremiyet beklentileri karşılanacak, hijyen ve konfor standartları yükseltilecek.
Ensestte söz hâkimde
Ensest sonucu oluşan gebeliklerin sonlandırılmasında veli veya vasi izni aranmayıp hâkim kararına göre işlem yapılacak. Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi 6 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak (Mevcut yasada ceza, üç yıldan 8 yıla kadar hapis öngörüyor).

13 Temmuz 2012 Cuma

Şeker Hastaları İçin

Şeker hastalarına SGK’dan iyi haber

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), diabet hastalarının 3 aylık ihtiyacının karşılığı olan 25 şeker ölçüm çubuğu yerine, bundan böyle 50 ölçüm çubuğunun bedelini ödeyeceğini açıkladı.


EKONOMİ SERVİSİ
Yeni uygulamayla şeker hastaları 3 aylık ihtiyaçları için 25 yerine 50 adet şeker ölçüm çubuğunu, bedelini SGK karşılamak üzere eczanelerden reçete karşılığında alabilecek.
SGK’dan yapılan açıklamada, Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan son değişiklikle, ‘Diabetes Mellitus’lu hastalara 6 ayda en fazla 50 adet hesabıyla en fazla 3 aylık miktarlarda reçete edilmesi halinde bedeli kurumca karşılanır’ hükmünün yer aldığı belirtilerek, şöyle denildi:
“Ancak, piyasada şeker ölçüm çubukları 25’lik ambalajlar olarak yeterince yer almadığından mağduriyetinin önlenebilmesini teminen, oral antidiyabetik ilaç kullanan Diabetes Mellitus’lu hastaların cihazları ile uyumlu stripe ait 50’lik ambalajlarında ödenebilecek.”

Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı
avukaterdalavci@gmail.com

Sağlık Personeli Mutlaka Okumalaıdır, çok önemli değişiklikler Var


Memurlar.Net

Memurlar.Net İlan | Forum | Kurs | Okul | Becayiş | Soru/Cevap | Karar | Anket | Video | Üye | ÖMSS 2012
Twitter'da Takip Et
Açıköğretim Kamu Personeli KPSS Medya'dan Haberler Mevzuat Öğretmen Özel Konular Sınavlar ve Sorular



Memurlar.Net

Bu haber aşağıdaki kategorilere eklenmiştir.
Medya'dan Haberler > Memurlar.Net

Sağlıkta neler değişti?
Memurlar.Net - Özel DosyaSağlıkla ilgili çok sayıda Kanunda değişiklik yapan 6354 sayılı Kanun 12 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlandı. Yürürlük ve Yürütme maddeleri hariç toplam 25 maddenin ne getirdiğini, neyi değiştirdiğini tek tek inceledik. Yaptığımız değerlendirmeyi görmek için başlığa tıklayınız.
12 Temmuz 2012 09:43

Yapılan değişiklikler aşağıda büyük harf ve kırmızı renkte gösterilmiştir. Değişikliğe dair madde metni kırmızı renkli başlığın altında yer almaktadır.
Resmî Gazete
12 Temmuz 2012
Sayı : 28351
Kanun No. 6354 Kabul Tarihi: 4/7/2012
TIBBİ ZORUNLUKU HALİNDE SEZARYEN AMELİYATI YAPILABİLECEĞİ KANUNA EKLENMİŞTİR.
MADDE 1 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 153 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Gebe veya rahmindeki bebek için tıbbi zorunluluk bulunması hâlinde doğum, sezaryen ameliyatı ile yaptırılabilir.

Köşk\'ten sezeryan düzenlemesine onay

Gerekli tedbirlerin alınmasına rağmen, doğumu takiben anne veya bebekte meydana gelebilecek istenmeyen sonuçlardan dolayı hekim sorumlu tutulamaz.”
İDARİ HALK SAĞLIĞI MÜDÜR YARDIMCISINA YÜZDE 250'YE KADAR DÖNER SERMAYEDEN EK ÖDEME YAPILABİLECEK
MADDE 2 – 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesine “idarî sağlık müdür yardımcısı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “idarî halk sağlığı müdür yardımcısı,” ibaresi eklenmiştir.
657'DE DEĞİŞİKLİK YAPILDI
"TABİPLERE; SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ, SAĞLIK MÜDÜR YARDIMCILIĞI, SAĞLIK GRUP BAŞKANLIĞI, BAŞTABİPLİK VE BAŞTABİP YARDIMCILIĞI" ŞEKLİNDE OLAN MADDE AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE DEĞİŞTİRİLDİ
ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ DE 2. GÖREV OLARAK YÜRÜTÜLEBİLECEK
MADDE 3 – 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 88 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Tabiplere; il ve ilçe sağlık müdürlüğü, il sağlık müdür yardımcılığı, halk sağlığı müdürlüğü, halk sağlığı müdür yardımcılığı, sağlık grup başkanlığı, baştabiplik, baştabip yardımcılığı ile il sağlık ve halk sağlığı müdürlüklerinde ilgili mevzuatı uyarınca tabipler tarafından yürütülmesi öngörülen şube müdürlükleri,
TIP VE DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTELERİ İLE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZLERİNDEKİ DÖNER SERMAYEDEN UZMAN HEKİME DE PAY VERİLECEK
MADDE 4 – 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (2) numaralı bendine “ek ödeme matrahının;” ibaresinden sonra gelmek üzere “uzman tabipler için yüzde 600’ünü,” ibaresi eklenmiştir.
100 ADEDİ YARDIMCIS 250 ÜRÜN DENETMENİ KADROSU İHDAS EDİLDİ. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SAĞLIK BAKANLIĞININ 100 ÜRÜN DENETMENİ İLANINA ÇIKMASI BEKLENBİLİR.
MADDE 5 – 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin;
a) Sağlık Bakanlığına ait bölümüne bu Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan kadro,
b) Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumuna ait bölümüne ise ekli (2) sayılı listede yer alan kadrolar,
ihdas edilerek eklenmiştir.
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİNE 250 KİŞİLİK AKADEMİK VE İDARİ KADRO VERİLDİ
MADDE 6 – Ekli 3 sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 2/9/1983 tarihli ve 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye bağlı cetvellerin Afyon Kocatepe Üniversitesi bölümüne eklenmiştir.
DİŞ TABİBİ VE ECZACI ALIMI TEKRAR SINAVSIZ VE KUR'A İLE YAPILACAK
TAM GÜNE İSTİSNA GETİRİLDİ. ÖZEL SEKTÖRDEKİ PROFESÖR VE DOÇENT SÖZLEŞMELİ ÇALIŞTIRABİLECEK
MADDE 7 – 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve tabip” ibaresi “, tabip, diş tabibi ve eczacı” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler; ihtiyaç duyulan alanlarda teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere, Sağlık Bakanlığının kararıyla eğitim ve araştırma hastanelerinde Maliye Bakanlığının vizesine bağlı olarak sözleşmeli eğitim görevlisi olarak çalıştırılabilir. Sözleşmeler, aylık çalışma süresi 80 saati geçmemek üzere bir yıla kadar yapılabilir. Sözleşmeli eğitim görevlilerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre yükseköğretim kurumlarında aynı unvandaki kadrolu öğretim üyeleri için 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için saatlik sözleşme ücreti, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığının kararıyla bir katına kadar artırılabilir. Bu kapsamdaki sözleşmeli eğitim görevlilerine ödenecek sözleşme ücretinin yıllık toplam tutarı, ilgili eğitim ve araştırma hastanesinin bir önceki yıl gerçekleşen personel giderleri toplamının yüzde birini hiçbir şekilde geçemez. İlgili eğitim ve araştırma hastanesinin teklifi ve Sağlık Bakanlığının uygun görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca bu oran bir katına kadar artırılabilir. Bu şekilde artırılan tutar döner sermaye bütçesinden ödenir. Bu kapsamda çalıştırılan sözleşmeli eğitim görevlilerine, bu madde uyarınca yapılacak ödeme dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve bu kişilere hiçbir idari görev verilemez. Bu madde uyarınca sözleşmeli eğitim görevlisi çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, bunlara yaptıkları görevlere bağlı olarak ödenecek saatlik sözleşme ücretlerinin tutarı ile diğer hususlar Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken belirlenir.”
TOPLAM İL NÜFUSU 750 BİNE KADAR OLAN YERLERDE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HİZMETLERİNİ YA SAĞLIK BAKANLIĞI YA DA ÜNİVERSİTE VERECEK. İKİSİ BİRDEN VEREMEYECEK
MADDE 8 – 3359 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 9 – Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait kurum ve kuruluşlar ile üniversitelerin ilgili birimleri, karşılıklı olarak işbirliği çerçevesinde birlikte kullanılabilir. Ancak, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarına göre toplam il nüfusu 750.000’e kadar olan illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar.
Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, il valisi ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tâbi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır.
Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür.
Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir.
Bakanlık ve üniversiteler, birlikte kullanım dışında döner sermayesi ve kurumları ayrı ve bağımsız olmak suretiyle eğitim, sağlık hizmeti üretimi, araştırma ve kamu sağlığını geliştirme gibi alanlarda işbirliği yapabilirler. İşbirliği yapılacak hususlarda Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, il valisi ve üniversite rektörü arasında protokol akdedilir.
Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
ONSEKİZ YAŞINI DOLDURMAYANLARA NARGİLE DE VERİLMEYECEK
MADDE 9 – 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Tütün ürünleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve tütün ürünü ihtiva eden ve etmeyen nargile ile benzerleri” ibaresi ile maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(15) Tütün ürünleri üretici, ithalatçı ve dağıtıcı firmaları ile tütün ürünlerinin isim, marka, amblem, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer isim ve alametler, tütün ürünleri harici mal ve hizmet sektörlerindeki firma veya ürünlerle ilişkilendirilemez ve tütün ürünüyle diğer ürün veya hizmetin birbiriyle ilişkili olduğu izlenimi verecek biçimde kullanılamaz. Tütün ürünleri harici mal ve hizmet sektörlerindeki firma ve ürünlerin isim, marka, amblem, logo veya bunları doğrudan çağrıştıran diğer isim ve alametler de, tütün ürünleriyle veya firmalarıyla ilişkilendirilemez ve ürün veya hizmetin tütün ürünüyle ilişkili olduğu izlenimi verecek biçimde kullanılamaz, hiçbir ürünün üzerinde tütün ürünlerini çağrıştıran herhangi bir işaret ve renk bulunamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenir.”
NARGİLE ŞİŞELERİNİN ÜZERİNE DE ZARARLI YAZILARI KONACAK
MADDE 10 – 4207 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ile dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri paketleri ile tabanı hariç nargile şişelerinin üzerine, en geniş iki yüzünden her birine, bu yüzlerin alanlarının yüzde altmışbeşinden az olmamak üzere, özel çerçeve içinde tütün ürünlerinin zararlarını belirten resimli ve Türkçe yazılı uyarılar veya mesajlar konulur.”
“(4) İthal edilen veya Türkiye'de üretilen tütün ürünlerinin paketlerinde ve etiketlerinde; bu ürünlerin özellikleri, sağlığa etkileri, tehlikeleri veya emisyonları ile ilgili yanıltıcı ve eksik bilgi verilemez; tüketimi özendiren, teşvik eden veya tüketiciyi yanıltan ya da ürünü cazip kılan metin, isim, marka, ibare, mecaz, resim, figür, işaret veya renkler ve renk kombinasyonları kullanılamaz.”
SİGARA VE NARGİLEDE BELİRLENEN YASAKLARA UYMAYANLARA DAHA ÖNCE YAZILI UYARI YAPILIYORDU. ŞİMDİ UYARI YAPILMAKSIZIN CEZA VERİLECEK
MADDE 11 – 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin; ikinci fıkrasında yer alan “işletme sorumluları” ibaresi “işletme sorumlularına” şeklinde değiştirilmiş ve “denetimi yapan yetkililer tarafından önce yazılı olarak uyarılır. Bu uyarı yazısı, ilgili işletme sorumlusuna tebliğ edilir. Bu uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere,” ibaresi metinden çıkartılmış; üçüncü fıkrasında yer alan “beşinci” ibaresinden sonra gelmek üzere “, onbeşinci” ibaresi eklenmiş ve birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) 2 nci maddenin birinci ve dördüncü fıkralarında belirtilen alanlarda tütün ürünleri tüketenler ile 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenler, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu maddesi hükmüne göre cezalandırılır. 3 üncü maddenin onikinci fıkrasına, kamu hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında aykırı davranan kişilere ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri tarafından; özel hukuk kişilerine ait ve herkesin girebileceği binaların kapalı ve açık alanları ile sokak veya kamuya ait sair alanlarda aykırı davranan kişilere ise belediye zabıta görevlilerince, elli Türk Lirası para cezası verilir. Meydana gelen çevre kirliliğinin ilgili kişi tarafından derhal giderilmesi hâlinde idari para cezasına karar verilmeyebilir.”
AİLE HEKİMİ VE AİLE SAĞLIK ELEMANINA; "YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI, SEYYAR HASTANELER, AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZLERİ VE 112 ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNDE" NÖBET GÖREVİ VERİLEBİLECEK
NÖBET GÖREVİ VERİLEN AİLE HEKİMİ VE AİLE SAĞLIK ELEMANINA NÖBET ÜCRETİ VERİLECEK
AİLE HEKİMİ YETİŞTİREN KURUMLARDA, KAYITLI KİŞİ BAŞINA 5 LİRA DÖNER SERMAYE HESABINA AKTARILACAK. (5258'ÜN 3. MADDESİNİN 4. FIKRASI UYARINCA AİLE HEKİMLERİNE DÖNER SERMAYE VERİLEMİYOR).. AİLE SAĞLIK MERKEZLERİNİN GİDERLERİ BURADAN KARŞILACAK. AİLE HEKİMLİĞİ HİZMETLERİNDE ÇALIŞTIRILAN ÖĞRETİM ÜYESİ, EĞİTİM GÖREVLİSİ, ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ VE ASİSTANLKARA BURADAN ÖDEME YAPILABİLECEK
MADDE 12 – 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ihtiyaç ve zaruret hâsıl olduğunda haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde nöbet görevi verilebilir ve bunlara aynı maddede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde nöbet ücreti ödenir.”
“Aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumların; her bir araştırma görevlisi/asistan başına azamî kayıtlı kişi sayısı 4000 kişiyi aşmamak ve her kayıtlı kişi başına (görev yapacak araştırma görevlisi/asistan sayısı da esas alınmak suretiyle) aylık beş Türk Lirasından fazla olmamak üzere belirlenecek tutar, çalışılan aya ait sonuçların ilgili sağlık idaresine bildiriminden itibaren onbeş gün içinde ilgili döner sermaye mevzuatı hükümlerine tabi tutulmaksızın döner sermaye işletmelerinde bu amaçla açılacak olan hesaba yatırılır. Bu tutarı üç katına kadar artırmaya Sağlık Bakanlığının talebi ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Kayıtlı kişi başına belirlenen tutar, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre belirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin artışı oranında artırılabilir. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulanması hâlinde ödeme tutarının % 20’sine kadar indirim yapılır.
Bu şekilde kurumlarca oluşturulacak aile sağlığı merkezlerinin bu Kanun kapsamında oluşacak tüm giderleri sekizinci fıkrada belirtilen hesaplardan ödenir. Kurumlarınca aile hekimliği hizmetlerinde çalıştırılan öğretim üyesi, eğitim görevlisi, araştırma görevlisi ve asistanlara; kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri, belirlenen standartlar çerçevesinde sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündeki başarı oranı gibi kriterlere göre yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. İlgililere yapılacak toplam ödeme, kadrolarına bağlı olarak yapılan ödemeler de dâhil olmak üzere beşinci fıkrada yer alan sınırları aşamaz. Sekizinci fıkra kapsamında oluşturulan aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile sağlığı elemanlarına 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ve 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesi hükümleri çerçevesinde belirlenen azamî ek ödeme tutarını geçmemek üzere yukarıda belirtilen kriterler çerçevesinde yapılacak ödeme, anılan fıkra uyarınca açılmış bulunan hesaplardan ödenir. Bu fıkra kapsamında yapılacak ödemenin net tutarı, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödemenin net tutarından az olamaz. Bu ödemeden yararlanan personele, ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi, 209 sayılı Kanunun 5 inci ve ek 3 üncü maddeleri ile 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi ((e) fıkrasının ikinci paragrafı hariç) uyarınca herhangi bir şekilde ek ödeme yapılmaz.”
AİLE HEKİMLERİNİN HAFTALIK 40 SAATTEN AZ OLMAMAK ÜZERE ÇALIŞMA ŞEKLİNİ SAĞLIK BAKANLIĞI BELİRLEYECEK
MADDE 13 – 5258 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesine “kaydı ile” ibaresinden sonra gelmek üzere “Bakanlıkça belirlenen kıstaslar çerçevesinde” ibaresi eklenmiştir.
SAĞLIK BAKANLIĞI HİZMET BİRİMLERİ ARASINA BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ EKLENDİ
MADDE 14 – 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“j) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği.”
MADDE 15 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 19 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
MADDE 19/A – (1) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin görevleri şunlardır:
a) Bakanlığın basınla ilgili faaliyetlerini planlamak ve bu faaliyetlerin belirlenecek usul ve esaslara göre yürütülmesini sağlamak.
b) Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.”
"SÖZLEŞMELİ PERSONEL İHTİYAÇ HALİNDE KURUMUN VE BAKANLIĞIN MERKEZ TEŞKİLATINDA SÜRELİ OLARAK GÖREVLENDİRİLEBİLİR VE BU HUSUS SÖZLEŞMELERDE BELİRTİLİR." ŞEKLİNDEKİ HÜKÜM DEĞİŞTİRİLDİ.
BİRLİKLERDE İSTİHDAM EDİLEN HER SÖZLEŞMELİ PERSONEL DEĞİL SADECE TABİP, DİŞ TABİBİ VE ECZACILAR BAKANLIK VEYA BAĞLI KURULUŞLARIN MERKEZ TEŞKİLATINA GÖREVLENDİRİLECEK.
BİRLİKLERDE İSTİHDAM EDİLECEK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN DİSİPLİN AMİRLERİNİ SAĞLIK BAKANLIĞI BELİRLEYECEK. İDARİ GÖREVİ OLAN SÖZLEŞMELİ BİRLİK PERSONELİNE, MEMURUN DİSİPLİN AMİRİ OLMA YETKİSİ VERİLEBİLECEK
DEVLET HİZMETİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ, BİRLİK PERSONELİ OLARAK DA YERİNE GETİRİLEBİLİR
MADDE 16 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33 üncü maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(5) Tabip, diş tabibi ve eczacılardan sözleşmeli personel olarak görev yapanlar, ihtiyaç hâlinde Bakanlığın ve bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatında daire başkanı ve daha üst yönetici kadrolarında süreli olarak görevlendirilebilir ve bu husus sözleşmelerde belirtilir.”
“(7) Sözleşmeli personelin disiplin amirlerinin tayini ile çalışma usul ve esasları Bakanlık tarafından belirlenir. Bunlardan idarî görevlerde bulunanlara memurların disiplin amirliği yetkisi verilebilir.
(8) Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmakta olan personel, atanmış olduğu sağlık kurumunda bu madde kapsamında sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilir. Ancak il merkezindeki sağlık kurumlarına atanmış olan Devlet hizmeti yükümlüleri Birlik merkezinde de sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilir. Bu personelin sözleşmeli olarak geçen süreleri Devlet hizmeti yükümlülüğünden sayılır.”
ÜRÜN DENETMENLERİ VE YARDIMCILARI TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMUNDA İSTİHDAM EDİLECEK
MADDE 17 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 44 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Ürün denetmenliği
MADDE 44/A – (1) Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunda ürün denetmen yardımcısı ve ürün denetmenleri istihdam edilir. Bunların mesleğe alınmaları, yarışma sınavları, yetiştirilmeleri, yeterlik sınavları, görev, yetki ve sorumlulukları, atama ve yer değiştirmeleri ile çalışma usul ve esasları, 44 üncü madde hükümleri çerçevesinde yönetmelikle düzenlenir.”
BAKANLIK KADROLARINDAKİ HUKUKİ BİRİMİ AMİRLERİ, HUKUK MÜŞAVİRLERİ VE AVUKATLARIN SAĞLIK PERSONELİNİ SAVUNMASI İÇİN VEKALETNAMEYE GEREK YOK
MADDE 18 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 54 üncü maddesinin birinci fıkrasına birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Bakanlık ve bağlı kuruluşları merkez ve taşra teşkilatı ile döner sermaye teşkilatı kadrolarında bulunan hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar, ayrıca vekâletname ibraz etmeksizin ilgili personeli vekil sıfatı ile temsil eder.”
UZMAN DİŞ HEKİMİ, DİŞ HEKİMİ VE ECZACI DA HASTANE BİRLİKLERİNDE ÜCRET VERİLECEKLER LİSTESİNE EKLENMİŞTİR.
LİSANSÜSTÜ EĞİTİM YAPMIŞ SAĞLIK BİLİMİ LİSANSİYERLERİ DE HASTANE BİRLİKLERİNDE ÜCRET VERİLECEKLER LİSTESİNE EKLENMİŞTİR.
MADDE 19 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (III) sayılı Cetvelin “Başhekim” ve “Başhekim Yardımcısı” bölümleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Başhekim
a) Profesör, Doçent ve Eğitim Görevlisi Hekim 150-600
b) Uzman Hekim, Uzman Diş Hekimi, Hekim ve Diş Hekimi*150-450
c) Hekim, Diş Hekimi 150-200
Başhekim Yardımcısı
a) Uzman Hekim, Uzman Diş Hekimi 150-270
b) Hekim, Diş Hekimi, Eczacı 150-180
c) Lisansüstü eğitim yapmış sağlık bilimleri lisansiyerleri 100-125”

MADDE 20 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin; 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (r) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “basın ve” ibaresi metinden çıkartılmıştır.
"İL SAĞLIK MÜDÜRLERİ BAKANLIĞIN İLDEKİ TEMSİLCİSİ VE VALİNİN SAĞLIK MÜŞAVİRİDİR" İBARESİ KANUNDAN ÇIKARILDI
MADDE 21 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 25 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
SAĞLIK KURULUŞU DIŞINDA ÇALIŞAN PSİKOLOGLARA DA TIBBİ UYGULAMALARDA GÖREV ALMA YETKİSİ VERİLDİ.
PERFÜZYONİST YETKİ ŞARTLARI DEĞİŞTİ
SON BEŞ YILDA 1 YIL SÜREYLE AĞI VE DİŞ TEKNİKERLİĞİ İŞLEMLERİNİ YAPANLARA, YETKİ VERİLECEK. DAHA ÖNCE SADECE "EN AZ BİR YIL" DÜZENLEMESİ VARDI
YETKİYE DAİR SINAVLAR 31/12/2012 TARİHİNE KADAR YAPILACAK
EN AZ BİR YILDIR ECZANEDE ÇALIŞANLARA DA ECZANE TEKNİKERİ YETKİSİYLE ÇALIŞMA İMKANI VERİLECEK
MADDE 22 – 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun geçici 7 nci maddesinin; birinci fıkrasında yer alan “sağlık kuruluşlarında” ibaresi metinden çıkartılmış, ikinci, dördüncü ve sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla;
a) Kalp akciğer makinesini kullanarak beden dışı kan dolaşımı işlemini son beş yıl içinde en az toplam bir yıl süre ile yaptığını belgeleyen ve en az lise seviyesinde eğitimi bulunanlar,
b) Üniversitelerin perfüzyon teknikerliği bölümünden mezun olanlar (öğrenim görmekte olanlar mezun olduklarında),
usul ve esasları Sağlık Bakanlığınca belirlenen eğitimleri alarak açılacak sınavlarda başarılı olmaları hâlinde, perfüzyonist yetkisiyle çalışabilirler.”
“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ağız ve diş teknikerliğine ilişkin iş ve işlemleri son beş yıl içinde en az toplam bir yıl süre ile yaptığını belgeleyen ve en az lise seviyesinde eğitimi bulunanlardan, usul ve esasları Sağlık Bakanlığınca belirlenen eğitimleri alarak açılacak sınavlarda başarılı olanlar, ağız ve diş sağlığı teknikeri yetkisiyle çalışabilir.”
“Bu madde gereğince Sağlık Bakanlığınca yapılacak eğitimler ve sınavlar en geç 31/12/2012 tarihine kadar yapılır ve bu süre içerisinde ilgililer çalışmalarına devam edebilir.”
“Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla en az bir yıldan beri eczanede çalışanlardan 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu çerçevesinde eczanede çalışan destek personeli eğitimini tamamlamış olanlar ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak düzenlemeye göre eğitim alacak olanlar eczane teknikeri yetkisiyle çalışabilir.”
EBELİK DİPLOMASINA SAHİP OLANLARA HEMŞİRE YETKİSİYLE ÇALIŞMA İMKANI
SAĞLIK MESLEK LİSELERİNİN HEMŞİRELİK PROGRAMLARINA, 2017'DEN SONRA ÖĞRENCİ ALINMAYACAK
MADDE 23 – 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 3 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, ebelik diplomasına sahip olduğu halde en az üç yıldan beri yataklı tedavi kurumları ile ağız ve diş sağlığı merkezlerinde fiilen hemşirelik görevi yaptığını resmi belge ile belgelendiren ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde talepte bulunanlar, hemşirelik yetkisiyle görevlerine devam eder.
Üniversitelerin hemşirelik programlarında ülke ihtiyacını karşılayacak yeterli kontenjanlar oluşturulmak üzere bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süre ile sağlık meslek liselerinin hemşirelik programlarına öğrenci alınmasına devam olunur ve bu programlardan mezun olanlara hemşire unvanı verilir.”
MADDE 24 – 4207 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 4 – (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Türkiye’de üretilen veya ithal edilen tütün ürünleri, bir yıl içinde 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasına uygun hale getirilir.
(2) 3 üncü maddenin onbeşinci fıkrasında öngörülen düzenleme üç ay içerisinde yapılır.”
ARAŞTIRMACI KADROSUNA ATANMAKLA BİRLİKTE İL SAĞLIK MÜDÜR YARDIMCILIĞI, ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ, MÜDÜRLÜK VE MÜDÜR YARDIMCILIĞI GÖREVİNİ YÜRÜTENLERE 2/11/2011 TARİHİNDEN İTİBAREN 6 AY SÜREYLE DAHA 209'A GÖRE EK ÖDEME YAPILIR
MADDE 25 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, İl Sağlık Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Müdür ve Müdür Yardımcısı kadrolarında bulunmakta iken araştırmacı kadrosuna atanmış sayılanlar ile hekim kadrosunda olup yukarıdaki görevleri veya il sağlık müdürlüğü görevini yapanlardan, geçici 1 inci madde uyarınca önceki görevlerini yapmaya devam edenlere, 2/11/2011 tarihinden itibaren altı ayı geçmemek üzere ve söz konusu görevleri yürüttükleri sürece 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödeme, eski kadroları esas alınmak suretiyle aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenmeye devam olunur.”
MADDE 26 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 27 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
11/7/2012

(1) SAYILI LİSTE
KURUMU: SAĞLIK BAKANLIĞI
TEŞKİLATI: MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADRONUN
Sınıfı Unvanı Derecesi Serbest Kadro Adedi Toplam
GİH Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri 1 1 1
TOPLAM 1 1
(2) SAYILI LİSTE
KURUMU: TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBÎ CİHAZ KURUMU
TEŞKİLATI: MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
Sınıfı Unvanı Derecesi Serbest Kadro Adedi Toplam
GİH Ürün Denetmeni 1 50 50
GİH Ürün Denetmeni 3 30 30
GİH Ürün Denetmeni 5 30 30
GİH Ürün Denetmeni 7 40 40
GİH Ürün Denetmen Yardımcısı 9 100 100
TOPLAM 250 250
(3) SAYILI LİSTE
KURUMU: AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ
TEŞKİLATI: MERKEZ
Sınıfı Unvanı Serbest Kadro Derecesi Adedi Toplam
E.Ö. Profesör 1 15 15
E.Ö. Doçent 1 20 20
E.Ö. Yardımcı Doçent 1 22 22
E.Ö. Öğretim Görevlisi 5 20 20
E.Ö. Araştırma Görevlisi 4 8 8
E.Ö. Araştırma Görevlisi 5 15 15
GİH Bilgisayar işletmeni 7 5 5
SHS Diş Tabibi 5 10 10
SHS Eczacı 5 4 4
SHS Hemşire 5 70 70
SHS Sağlık Teknikeri 7 3 3
SHS Sağlık Teknisyeni 9 2 2
SHS Tıbbî Sekreter 9 10 10
SHS Röntgen Teknisyeni 9 10 10
SHS Laboratuvar Teknisyeni 9 10 10
SHS Odyometrist 9 1 1
SHS Odyolog 9 1 1
THS Tekniker 7 12 12
THS Teknisyen 9 2 2
YHS Hizmetli 10 6 6
YHS Kaloriferci 10 4 4
TOPLAM 250 250
Memurlar.Net
Bu haber 32,681 defa okundu.
Avea aboneleri ABONE yazıp 9462’e göndererek ilanları cep telefonlarına alabilirler. İptal için “İPTAL” yazıp 9462’ye göndererek de servisten ayrılabilirsiniz.
Servis haftalık 0,99 TL olarak ücretlendirilir. Fiyatlara % 18 KDV ve % 25 ÖİV dahildir. Paket üyeliği aylıktır.
Günde 2 bilgilendirme SMS'i gelmektedir
Yorumlar Yorum yaz İlgili haberler
Turkcell KPSS

İletişim | Reklam | Sitene ekle | Hakkında 1999 - 2012 © Memurlar.Net.

İş ortaklarımız

 
 
Güvende ve Mutlu kalın
 
Av. Erdal Avcı